Ebeveynler çocuklarının yaratıcılığını Yaptıkları Hatalarla Nasıl Yok ediyorlar

Çocuklarımız inanılmaz bir keşif ve yaratıcılık dürtüsü ile doğarlar. Ancak ilkokulun sonlarına doğru, yaratıcı potansiyellerinden fazla bir şey kalmaz.

Oysa iyileşen yaşam koşullarının bir sonucu olarak, çocuklarımızın ortalama zekası her yeni nesil ile birlikte artmaktadır – fakat yaratıcılıkta ters bir orantı vardır: 1990’lardan bu yana, çocuklarımızın yaratıcı değerleri azalmaya devam etmiştir. Neyi yanlış yapıyoruz?

  1. Dolu bir aktivite takvimi

Müzik kursu, yabancı bir dil öğrenme kursu, spor kursu, özel dersler, satranç ve bale kursları, ev ödevlerinde yardımcı kurslar, kesintisiz eğlence programları vb. aktivitelerle çocukların gFoto-kind-Didacta-300x273ünlerini programlarla dolduruyoruz. Çocuklarımızı meşgul etmekle meşgulüz. Çocuklarımızda can sıkıntısı duygusu yok olana kadar planlanmış aktivitelere boğuyoruz. Oysa çocuklarda can sıkıntısı doğal bir duygu. Bu duygu önemlidir. Can sıkıntısı hayal gücünü harekete geçirir ve hayal gücü yaratıcılığı besler. Sonunda çocuklarımızın “hiçbir şey yapmamasına” izin verdiğimizde, beyinlerini çalıştırmalarına ve kendi fikirlerini ve aktivitelerini geliştirme fırsatı yaratırız.

  1. Aşırı koruma

20170508_105834Gittikçe daha fazla sayıda ebeveyn çocuklarının yaşamlarının yöneticileri haline geldi. Çocuklarını oynamaya, öğrenmeye ve tasarlama eylemlerine sürekli olarak müdahale ederler. Bu ebeveynler, buldozerler gibi, çocukların bir engelle karşılaşmadan olası engelleri ortadan kaldırırlar.

Ancak, çocuklarımızı sürekli izler, yönetir ve yönlendirirsek, tutkularını ve yaratıcılıklarını yok ederiz. Sadece çocuklarımıza risk alma, hata yapma ve onlardan öğrenme özgürlüğü vererek, sorunları kendileri yaratıcı bir şekilde çözmelerini sağlarız.

  1. Ödül ve hediye

Çocuklarımızın her oyuncak alma isteğini yerine getiririz. Nedenli ve nedensiz çocuklarımızı ödüllendirmek için fırsatlar kollarız. Odalarını lüzumsuz ve eğitici değeri olmayan oyuncaklarla doldururuz ve bu eğilim azalmadan devam ediyor:

Her geçen yıl ortalama olarak daha fazla oyuncak alırız. Çok sayıda bilimsel çalışma, abartılı ödüllerin ve armağanların, çocuklarımızı keşfetme dürtüsünü ve hayal gücünü sürdürülebilir bir şekilde yavaşlattığını göstermiştir. Mevcut araştırmaların gösterdiği gibi, daha az oyuncağı olan çocuklar, bireysel oyuncaklarla daha yoğun ve daha uzun süre oynarlar. Ayrıca, yaratıcılıklarını da teşvik ederler çünkü aynı oyuncağı farklı durumlarda kullanmaya ve farklı amaç yüklemeye zorlanırlar.

Önemli olan eğlenerek öğrenmektir, mükemmellik değil

Yaratıcılık, nesnelere tutku ve coşku ile yapıldığında en iyi şekilde büyür. Önemli olan öğrenirken eğlenmektir, mükemmellik değil. Çocuklarımızı sürekli değişen bir dünyanın zorluklarına hazırlamak istiyorsak, onlara eşsiz potansiyellerini keşfetmeleri, gelişmeleri ve tüm harika fikirlerini ifade etmeleri için yer ve imkânlar sağlamalıyız.

İSKENDER YILDIRIM

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s