ÇOCUKLAR İÇİN KONUŞMA DÜNYAYLA BULUŞMAK, DÜNYAYI TANIMAK DEMEKTİR

“Çocuk, toplumun dilini anlayarak büyür ve bu süreçte kendini de anlamaya başlar.” (Friedrich Georg Jünger, Alman şair, öykücü ve kültür eleştirici deneme yazarı, 1898 -1977)

Kendini yardımcı araçlarla ifade edebilen dil (sözlü, sözsüz, işaret dili), topluma ve kültüre kapı açan anahtardır. Dil, her insan için ve her çocuk için önemlidir. Uyarıları, önerileri ve bilgileri iletmemizi sağlar. Dil sayesinde isteklerimizi, ihtiyaçlarımızı, duygularımızı ve hayallerimizi ifade eder, başka insanlar, kültürler, kurallar ve değerler hakkında bir şeyler öğreniriz. Bir yandan kültürün gelenekleşmesini ve diğer yandan yeni ve şimdiye kadar mevcut olmamış bilgilerin, eylemlerin gelişmesini sağlar.

Dil her yerdedir ve başkaları ile iletişime geçtiğimiz anda bizi sarmalar. Aile ve arkadaş ortamımızla kurduğumuz kişisel iletişimimizde, anaokulunda, okulda ve işyerinde. Öncelikle sözlü, daha sonra da yazılı olarak dilimiz, başkalarıyla etkileşim içerisinde olabilmemiz ve çocukların bu toplumda başarılı bir eğitim alabilmeleri için önemli bir anahtardır.

Biz büyükler “konuşmayı öğrenmenin” dünyanın en doğal şeyi olduğunu düşünürüz ancak gelişim psikolojisi bize konuşmayı öğrenmenin küçük çocukların en büyük zihinsel başarısı olduğunu göstermiştir. Çocuğunuzun yeni bir şey öğrenmesi zihinsel bir başarı demektir. Bu nedenle onu övmeniz ve takdir etmenizi hak eder ve bekler. Çocuğunuzla geçirdiğiniz zaman asla boşa harcanmış zaman değildir. Sohbet esnasında konuşma fırsatı vermeye dikkat edin. Birlikte yapılan etkinliklerde konuşmak için konu bulmak kolaydır, örneğin; yemek yerken, pasta veya kek yaparken, yemek pişirirken, bulaşık yıkarken ve temizlik yaparken, alışverişe giderken, gezerken, yürüyüş yaparken, yolculuğa çıkarken, televizyon izlerken, çocuğu yatağa yatırırken…

baby-17342_1920

Çocuklar konuşmayı öğrenirken özellikle anne ve babalarının ilgi ve dikkatlerine ihtiyaç duyarlar:

Çocuklar, onlara sevgi gösterildiğini hissetmek ve emin olmak isterler. Çocuklardaki bu güven ve emin olma, gerekli özgüvenlerini geliştirmeleri için önem taşır. Ciddiye alındıklarını hisseden çocukların özgüveni daha çok artar. Günlük yaşam, çocukların da sohbetlere katılabilmesi için birçok imkan sunmaktadır.

Çocuğunuz basit cevaplarla da yetinir. Bazı sorularda çekinmeden: „Bilmiyorum“ demeye cesaret gösterin!

Sorulara cevap bulmak için çocuğunuzla birlikte hareket edin. Yetişkinlere veya daha büyük çocuklara da sorup bilgi alabilirsiniz. Çocuğunuza soru sorun: „Bunun cevabını nasıl bulabiliriz?“ ve ya, kime sorabiliriz? Soruların cevaplanması, konuşmaların gelişimi ve desteklenmesi için çoğu zaman resimli kitaplar bize faydalı olabilir.

Çocuğunuzun çok yoğun soru sorduğu dönemler normaldir ve gelişimin bir parçasıdır. Çocuğunuz dünyayı soru sorarak keşfeder ve bununla birlikte çok sayıda yeni kelime öğrenir. Soru sormak, konuşmanın gelişimi için büyük önem taşır!

Çocuklar kendi çevrelerine sorular sorarak dünyalarını keşfederler:

Her yeni gördükleri şeyde „Bu ne?“ diye sorarlar. Çocuğunuz her cismin kendine ait bir ismi olduğunu keşfeder. Bu dönem, çocuğun dünyaya olan merakının temelinin atıldığı önemli bir dönemdir. Yaklaşık üç veya dört yaşında ikinci soru sorma dönemi başlar. Çocuk nedenleri araştırmaya başlar. Bilinmeyen şeylerin isimlerini sorar. Böylece kelimelerin arkasında hangi anlamın olduğunu öğrenir ve kelime hazinesini genişletirler.

Uygun kitaplar konusunda çocuğunuzun gittiği kreş/anaokulunda eğitmenlerden bilgi alın veya ilçenizdeki kütüphaneye sorun. Bazen çocuk ürünlerinin satıldığı shoplarda ucuz fiyatlarla güzel kitaplar bulmak mümkündür. Çocuklar bu dönemde her şeyi tam olarak bilmek isterler. Bu büyükler için bazen yorucudur. Çocuğunuzun soruları size çok gelmeye başlarsa siz de ayni yöntemle sorun: „Sence…?“ diye

Çocuğunuza eşyalara dokunarak algılama fırsatı verin:

Çocuğunuza yeni bir kelimeler söylemeniz yeterli değildir. Örneğin: Portakal kelimesini öğrenmesi için çocuğunuz portakala dokunmalı, koklamalı ve portakal suyunun tadını almalıdır.

  • Pasta/Kek yaparken veya yemek yaparken çocuğunuzun yardım etmesine izin verirseniz, kullandığınız malzemeler hakkında bilgi alır.
  • Su, kum, taş, sabun veya oyun hamuru ile oynarken. Çocuğunuza eşyaları eline alarak algılama fırsatı verin, örneğin: Mukavva, mantar, kağıt rulosu gibi malzemeler de çocuğun oyunu için ilginç şeylerdir.
  • Çocuğunuzun kendini kirletmesine izin veriniz.

child-1522870_1280

Çocuklar yeni kelimeleri dokunup kavrayarak, bakarak ve oyun oynayarak keşfedip, öğrenirler:

Çocuğunuza, tüm duyularını kullanma fırsatı verin. Çocuğunuzun dikkatini görebileceği, duyabileceği, koklayabileceği, tadını alabileceği veya hissedebileceği şeylere çekin, örneğin: „Elinle dokun, bak şapkan ne kadar yumuşak“ veya: „Duyuyor musun müziği, ne güzel.“ gibi. Çocuklar kelimeleri yalnızca kelimeyi duymakla öğrenmezler. Çocuklar, kelimeleri çeşitli duyuları ile yaşadıkları zaman daha iyi akıllarında tutabilirler. Çocuklar öğrenecekleri şeyleri görmeli, bunlara dokunmalı, tutmalı, koklamalı ve tadını öğrenmelidir.

Konuşmayı öğrenmek için oyun neden önemlidir?

Çocuklar beraber oynarken aralarında konuşurlar. Burada oyun kurallarını kararlaştırır veya rolleri belirlerler. Çocuk böylece o anki pozisyonu belirleyebilir veya öğrenebilir. Çocuklar oyun oynarken konuşurlar, hatta tek başlarına oynadıkları zaman bile konuşurlar. Böylece öğrendikleri kelime ve terimleri, tekrarlayarak pekiştirirler.

Çocuklar zevkle „Aile“ (Evcilik) oyunu oynarlar. Bu oyunda çocuğunuzun örneğin Baba/Anne/Çocuk rollerinin dağıtımında yüksek sesle konuşması mümkündür. Buna izin verin. Çocuklar, belirli rollere girdikleri oyunlarda kılık değiştirmeyi severler. Bunun için eski şapkalara, atkılara, ayakkabılara, giysilere ve diğer aksesuarlara ihtiyaç duyabilirler. Tencere, kutu, bardak veya mandallar da çocukların sevdiği oyuncaklar arasındadır. Mağara yapmak ve saklanmak için battaniye ve örtüler elverişlidir. Bunların dışında çocuklar tahta blokları, Lego veya Playmobil gibi oyuncaklarla oynamayı çok severler.

Her çocuğun evde bu tür malzemelerin bulunduğu bir oyun kutusu olmalıdır. Çocuklar sizinle de puzzle, tahta oyunları ve kağıt oyunları oynamayı severler. „Uno“ veya „Onbirli dışarı“ isimli kağıt oyununda çocuğunuz sayıları da otomatik olarak öğrenir. Evde oyunların muhafaza edildiği bir oyun dolabı veya bir oyun rafı bir çocuk için tıpkı elbise dolabı kadar önemlidir.

Oyun oynamak, çocuklar için son derece ciddi ve önemli bir uğraştır:

İzleme, öğrenme ve keşfetme sayesinde yeni yeteneklerin geliştirilmesi oyunlarla desteklenir. Oyunlar, dil anlayışını ve ifade etme yeteneğini geliştirir. Kendi kendine bir şeyler düşünüp canlandırmak çocuğun hayal gücünü ve konuşma eğilimini teşvik eder.

children-403582_1920

Çocuğum televizyon izleyerek konuşmayı öğrenir mi?

Televizyonun sürekli açık olması ve aile yemek yerken televizyon izlenmesi küçük çocuklar için zararlıdır. Yemek esnasında yapılan sohbetlerin rolü konuşmanın gelişimi için son derece belirleyicidir. Bu nedenle, televizyonu kapatın ve yemek esnasındaki zamanı, o gün yaşanılanları konuşmak için değerlendirin. Haftada iki veya üç saatten fazla televizyon izlemek beş yaşına kadar çocukların konuşma gelişimini olumsuz etkiler.

Eğer çocuğunuz televizyon izliyorsa, sadece çocuklar için uygun olan programları izlemesine dikkat edin. Çocuğunuzun rastgele televizyon izlemesine izin vermeyin. Daima hangi programı izlemek istediğini sorun. Çocuğunuzla birlikte uygun programları seçin. Çocuğunuzla birlikte bir süre televizyon izleyin ve ardından izledikleriniz hakkında çocuğunuzla sohbet edin.

Çocuğunuza sorun, örneğin: „Ne hoşuna gitti? Bu filmde neler oldu?“ diye. Video veya DVD çocuk filmleri, reklam arası olmadığı için daha uygundur. Akşamüstü programlarında da yer alan, çocuklar için karmaşık ifadelerin bulunduğu reklam spotları oldukça sakıncalıdır. Bunlar çocuğun kafasını karıştırır ve anlayamadığı için hayal kırıklığına uğratır. Sonuçta da çocuğun gelişimi üzerinde olumsuz bir etki oluşabilir.

Ancak en değerli çocuk filmleri, çocuğun dil gelişimini desteklemeye yarar:

Dil gelişimi için en önemli zaman 2 ile 4 yaş arası dönemdir. Bu dönemde sık sık televizyon izleyen bir çocuk daha sonra okulda çok zorlanır.  Çünkü çocukların konuşmayı öğrenmeleri için yalnızca konuşulanları duymaları değil, söylenenin ne olduğunu da anlamaları önkoşuldur.

child-1031171_1280

Hareketin konuşmayla ne ilgisi vardır?

Hareket ve konuşmanın gelişimi çocuklarda ayrılmaz ikilidir. Çocuklar bol bol hareket etmek zorundadır ve böylece kendi vücutlarını ve çevrelerini öğrenirler. Hareketsizlik konuşma gelişimini zorlaştırır.

Çocuğunuzun:

  • küçük duvarlar üzerinde dengesini sağlamasına
  • tırmanmasına, zıplamasına sallanmasına (örneğin oyun bahçesinde, parkta, ormanda)
  • bir çok şeyi denemesine (çocuklar düşünüldüğünden daha nadir yaralanır)
  • sık sık yayan yürümesine ve sizinle alışverişe gitmesine izin verin.

Çocuklarınızın evde de hareket etmeleri için imkan yaratabilirsiniz. Zıplamak için eski yataklar, yataktan aşağıya bir kaydırak, kapı çerçevesine takılan bir salıncak, bir hamak ve çok sayıda diğer seçenekler vardır.

Konuşmayı öğrenmenin motoru olan hareket, çocuklar için hem önemli hem faydalıdır:

Hareket etmek çocukların en doğal ihtiyacıdır. Yaşadıklarını, duygularını ve deneyimlerini hareket ederek kendi çaplarında daha iyi değerlendirebilirler. Çocukların hareketlerinde koşarken, top oynarken, tırmanırken ve denge sağlarken ustalaşmaları ile beraber ağız ve dil hareketleri de giderek netleşir.

Çocuğumla nasıl konuşma alıştırmaları yapabilirim?

Çocuğunuzla günlük yaşamda görüp yaşadığı her şey hakkında konuşmak en iyi alıştırmadır. Bırakın çocuğunuz konuşsun, anlatsın. Bunları yaparken rahat bir atmosferin olmasına ve çocuğunuzun bunu zevkle yapmasını sağlayın.

Günlük yaşamdaki olaylar hakkında konuşmak için kendinize zaman ayırın:

Çocuğunuzun da kendi yaşantı ve düşüncelerini anlatmasına imkan verin. Zengin bir kelime hazinesine sahip bir konuşma tarzı kullanın. Böylece çocuğunuzun da kelime hazinesini genişletmiş olursunuz. Aynı anlamı taşıyan farklı kelimeleri kullanın, örneğin: güzel, şirin, sevimli. Eğer çocuğunuz bir kelimeyi doğru telaffuz edemiyorsa o kelimeyi dolaylı düzeltin. Örnek: „Ayaba bojuk“ – „O araba bozuk mu?“ gibi. Çocuğunuzu dinlerken sabırlı olun ve bir şey anlamadığınız zaman sorun.

Konuşmak, çocuğunuzun hayal gücünün gelişmesini destekler, canlandırır. Kendi çocukluğunuzun kelime oyunlarını ve şarkılarını aklınıza getirin ve çocuğunuza esprili tekerleme, deyim, şarkı veya sayı sayma tekerlemeleri öğretin. Çocuğunuzla birlikte resimli kitaplara bakın, hikaye okuyun veya kendi çocukluğunuzdan anlatın. Birlikte oynamak ve konuşmak çocuğunuzun kelime hazinesini zenginleştirir.

Okul öncesi dönemde yapılan tek taraflı konuşma alıştırmaları çocuklarda başarı için yeterli olmamaktadır. Çocuklar, doğal olarak öğrenme isteğine sahiptirler. Bu isteği özellikle oyunla yerine getirirler. Neşeli deyimler veya tekerlemeler hafızayı çalıştırır ve öğrenme yeteneği üzerinde olumlu etki yaratır. Şarkıların melodileri veya ritmi, çocukların uzun kelimeleri de telaffuz etmeyi öğrenmelerinde yardımcı olur. Resimler sayesinde çocukların hayallerini kullanarak hikaye oluşturmaları teşvik edilir. Resimli kitapların yeri doldurulamaz, çünkü bu kitaplar hem bilgi aktarır, hem hayal gücünü geliştirir hem de çocuğun yaşadıklarını konuşarak ifade etmesine yardımcı olur.

books-1245744_1920

Çocuğunuzun güzel konuşması ve dilini geliştirmesi için pratik tavsiyeler

Çocuğunuz konuşurken göz teması kurun uzun sürse de onu dinlemeye devam edin. Çocuğunuzun her istediğini gözlerinden okumayın, onu kendi isteklerini söylemesi yönünde etkileyin. Örnek: Çocuğunuz su şişesini gösteriyor. Ona sorun: „Bir şey içmek istiyor musun? Ne içmek istiyorsun? Su mu veya meyve suyu mu?“ gibi. O anda yaptığınız (veya çocuğunuzun yaptığı) şeyleri konuşarak açıklayın ve böylece çocukta konuşma isteği uyandırın. Örnek: „Bak, elimde bir elma var. Ne kadar güzel, ne kadar kırmızı. Elmayı keseyim mi? Kabuğunu soyayım mı?“ deyin. Eğer çocuğunuz bir şeyi yanlış söylerse doğru söyleyişini tekrarlayın. Ancak doğrusunu tekrarlaması için çocuğunuzu zorlamayın. Örneğin: Çocuğunuz ayağını uzatıyor ve: Akabı diyor. Siz: „Ayakkabını bağlayayım mı?“ deyin. Çocuklarınızla çocukların konuştuğu dil seviyesinde konuşun, fakat bebek dilinde konuşmayın çünkü unutmayın ki, dil ve konuşma konusunda çocuğunuz için bir örneksiniz. Örneğin: „Bu bir hav hav demeyin“, „Köpek hav hav yapıyor” deyin. Ona yardım etmeniz gerektiğini düşünseniz bile, çocuğunuzun sohbet ettiği başka kişilere siz cevap vermeyin, kendisinin cevap vermesine fırsat tanıyın. Sabırlı olunuz. Çocuklara gerekli zaman verildiğinde, düşündüklerini ifade etme konusunda motivasyonlu ve son derece yaratıcı olurlar.

Almanya Stuttgart şehri için derleyen: Angelika Friedrich, Claudia Karidis, Alexandra Maier, Monika Peters, Bettina Quaas, Uli Simon, Beate Streicher-Kieltsch

Türkiye için değerleyen: İskender Yıldırım

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s