ÇOCUKLARIMIZI SAVAŞ VE TERÖRÜN ETKİSİNDEN NASIL KORURUZ?

Ülke gündemine baktığımızda zor süreçlerden geçiyoruz. Sabahın erken saatlerinden itibaren haberlere odaklanıp siren, ambulans, çığlık sesleri duyuyor; yanan yıkılan evler, okullar, binalar, kan revan içinde insanlar görüyor, bol bol terör, şehit, ölü, savaş kelimeleri okuyoruz, dinliyoruz. Tüm bu şahit olduğumuz yaşantılar içimizi acıtıyor, üzüyor, sarsıyor, öfkelendiriyorken çocuklarımızda en az bizler kadar derinden etkileniyorlar.

Kişiyi dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaşanan, olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere “Ruhsal Travma” diyoruz.

Kazalar, deprem, sel, savaş, terör yada ölüme tanıklık etme durumu çocuklar için önemli travmalardır. Bu olaylar doğrudan başlarına gelmese de çocukları etkiler. Çocuk ve gençlerin sistemini bozar. Yeterlilik duyguları, özsaygıları, özgüvenleri azalır. Endişeleri, üzüntüleri artar. Okul başarılarında düşüş görülür. Savaş, terör gibi travmalardan sonra silahla oynama, şiddet içerikli oyunlar artabilir.

Vücut ağrıları, bedensel yakınmalar gözlemlenebilir. Korkulu rüyalar görme, sıçrama, her an tetikte olma duygusu yaşanabilir. Yakınlarına, büyüklerine aşırı bağlanma, ayrılmaya katlanamama sık karşılaşılan durumlardır. Travma depresyon ve diğer hastalıklar için risktir. Bulgular hemen travma sonrasında çıkabildiği gibi aylar sonrada ortaya çıkabilir.

Stresle beynin kimyası değişiyor. Hatta beyin üzerinde yapılan nörolojik araştırmalarda , uzun süre strese maruz kalan beynin yapısında yıllar içinde şekilsel olarak küçülme gibi bazı değişikliklerde oluyor. Stres davranışın değişmesine de sebep oluyor. İşte buda çocuğun yardım sinyalleri verdiğini bize gösteriyor.

İçinde bulunduğumuz durumdan çocuklarımızı nasıl koruruz? Etkilerini en aza indirmek için neler yapabiliriz?

Çocuğun çevresindeki yetişkin onun yanında cesaret ve sevgi ile duruyorsa çocuk bir takım olumsuz yaşantılara (savaş, ölüm, kaza…gibi) maruz kalsa bile yaşama dair umutlarını korurlar. Bu nedenle güven, ilgi ve sevgi veren ebeveyn her yaş aralığındaki çocuk için koruyucu faktördür. Anne ve babasına güvenen çocuğun olumsuz yaşantılara karşı toleransı artar. Çocuğun güvenini kazanmak için tutarlı ve kararlı olmak gerekir.

Olup biteni çocuklara anlatmayı ertelememek, anlayabilecekleri şekilde olayları öğrenmesine izin vermek en doğrusudur. Çocuğunuzun olayları nereye kadar kaldırabileceğini en iyi sizler bilirsiniz o yüzden sınırı siz belirleyin ve ona ağır gelecek diyaloglara girmemeye özen gösterin. Yaşlarına uygun açıklamalar yaparak onları kokutmayacak şekilde bilgilendirmek gereklidir. Televizyon ve internette uygun olmayan görüntülerden çocuğu sakınmak, televizyon başında tek başına bırakmamak gerekir.

PSİKOLOG&AİLE DANIŞMANI BERNA ARGUN

İSKENDER YILDIRIM

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s